İstikrarlı başarılar için mucizeleri sıradanlaştırmak gerekiyor

Toplumsal olarak mucize niteliğindeki olaylara büyük değer veren bir yönümüzün bulunduğunu ifade etmek yanlış olmasa gerek. Bu konuda bir çok farklı alandan örnekler vermek mümkün. Spor ve özellikle de futbol, bunun en yoğun görüldüğü alanlardan birisi olarak karşımıza çıkıyor.

Bu kapsamda, özellikle Avrupa ve dünya çapındaki organizasyonlarda “arada bir” elde edilebilen ve genel anlamda “tesadüfi” niteliği bulunan bazı başarıların “mucize, efsane” gibi kelimelerle süslenip, yıllar boyunca servis edildiği ve insanımızın “başkalarının yapamayacağı” bu “destansı ve muhteşem” sonuçlarla yetinmek durumunda bırakıldığını ifade etmek mümkün. Taraftarlara yıllar boyunca bu “tesadüfi” başarılar empoze edilmiş, bir anlamda “bir maçlık” başarılarla avutulmuştur.

Özellikle 2000’li yıllar öncesinde bir milli maçta veya Avrupa kupası maçında, döneminin en iyi takımlarına karşı bireysel performanslar veya şans gibi nedenlerle “bir defalık” elde edilebilen başarıların etkisi yıllarca, hatta “on yıllarca” sürmüş, “şahin, panter, kral” gibi ifadelerle efsaneleştirilen “bireysel ve tesadüfi performanslar”, daha büyük ve özellikle de istikrarlı başarıların elde edilmesinin önünde önemli engeller oluşturmuştur.

Milli takımımızın 1956 yılında elde ettiği Macaristan galibiyetini bu açıdan önemli bir örnek olarak belirtmek yanlış olmayacak. Macaristan’ın o dönemlerin en iyi takımı olduğu, hatta bir dünya takımı değil bir “uzaylı” takımı gibi son derece güçlü ve yenilmez olduğu, bizim onları yeniyor olmamızın inanılmaz olduğu söylemleri ile gururlanırken, sıradan takımlara karşı 5-6 gollü yenilgiler ise genellikle görmezden gelinirdi.

Tabii ki, bazı sporcular, yöneticiler, başkanlar yaptıklarıyla diğerlerinden farklı olacaklar, daha iyi performans sergileyecekler, bazı maçlar diğerlerine göre daha önemli olacaktır. Bu başarıları elde eden veya edilmesine katkı sağlayan herkes saygıya değerdir ve büyük başarılar elde etmişlerdir. Fakat futbolun doğası gereği yaşanabilen bu sürpriz sonuçlara aşırı anlamlar yükleyip “inanılmaz bir başarı” şeklinde lanse ederek “onlarca yıl dillere pelesenk etmek” sporumuza önemli zararlar vermiş ve “hayal dünyasına” iterek yıllar kaybettirmiştir.

Bu nedenle yeni mucizeler yaratabilmek için yıllarca beklenilmiş, eski mucizeler efsaneleştirilerek dilden dile yayılmış, mucizeleri sıradan başarılara dönüştürebilmek için gereken çalışmalar yapılmamıştır.

Belki bu dönemlerde istenilen başarıların elde edilememesi nedeniyle, mucize şeklinde de olsa bir başarı yakalandığında, yeni bir başarıya kadar bu başarının kullanılması doğal ve makul bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Fakat önemli olan böyle aralıklarla gelen ve istikrara dayanmayan, sürekliliği olmayan başarılardan ziyade, daha istikrarlı başarılar elde edebilmektir. Geçmiş dönemlerde uzun aralıklarla yapabildiğimiz mucizevi bir başarıyı dünyada bir çok kulüp ve ülke her yıl bir çok kez yaşamakta olup, bu başarıları sıradanlaştırmışlardır.

Mucizeleri sıradan hale getirmenin yolu da, öncelikle kulüp yönetiminde uzun vadeli planlamadan, ekonomik olarak güçlü hale gelmekten, tesisleşmeden, istikrarlı yönetimlerden, istikrarlı takım kadrolarından, sporculara daha iyi çalışma imkanları sağlamaktan, daha iyi sporcular transfer etmekten, sporculara değer kazandıran bir sistem oluşturmaktan, altyapıya yatırım yapmaktan, iyi bir tarama ve eğitim sistemi oluşturmaktan geçiyor.

Fakat 2000’li yıllar öncesinde spor yönetimimizde ve kulüplerimizde bunların hiç birisine yeteri kadar önem ve değer verilmediği için istikrarlı başarılar elde etmek mümkün olamamıştır.

Gerek milli takımlarımız, gerekse de kulüp takımlarımızın daha istikrarlı başarılar elde edebilmesi için “mucize kültürü”nden tamamen kurtulmak, mucizeleri sıradanlaştıracak çağdaş spor yönetimi uygulamalarını daha ileri düzeylere taşımak, kulüplerin kurumsal yapılarını ve ekonomilerini daha da güçlendirmek, istikrarlı takımlar kurmak, altyapılara yatırım yapmak, iyi bir tarama ve eğitim sistemi oluşturmak gerekiyor.

Gürdoğan Yurtsever

Türkiye İç Denetim Enstitüsü (TİDE)
Yönetim Kurulu Başkanı
www.fenerbahcekitap.com
www.icdenetim.net
admin@fenerbahcekitap.com

Fenerbahçe Dergisi’nin Eylül 2014 sayısında yayımlanmıştır.

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.