Spor kulüplerinin gelecekleri açısından kurumsal yapılarının güçlü olması büyük önem taşıyor. Bunu sağlamanın yolu da yüksek gelirler elde etmekten, büyük bütçeler oluşturmaktan, uzun vadeli planlamadan, yatırımlar ve tesisler yapmaktan, markalaşmadan, geleceğe yönelik projeler geliştirmekten geçiyor.

Yönetsel istikrar, sistemli, çağdaş, şeffaf ve denetlenebilir bir kulüp yönetimi yapısı, güçlü bir kontrol sistemi, camianın tüm unsurlarında güven ortamının oluşturulması, inanç birliğinin sağlanması gibi konulardaki gelişim de kurumsal yapıya doğrudan etki ediyor.

Bunların yanı sıra, kurumsal yapının, sportif başarıları doğrudan etkilediğini de belirtmek gerekiyor. Yönetsel ve mali alandaki başarı sportif yatırımları artırır, yapılan modern tesislerde sporcular en iyi imkanlarda çalışabilir, farklı sorunlarla uğraşmadan kendini işine konsantre edebilir, bu da sportif başarı için gerekli tüm şartları oluşturur, artan sportif başarılar ise, gelirleri daha da artırır ve kurumsal yapının daha da güçlenmesi için önemli fırsatlar ortaya çıkarır.

1980-90’lı yıllarda Fenerbahçe’nin kurumsal yapısı dirençsiz, kırılgan ve sportif başarılara endeksli bir görünüm sergiliyordu. Fenerbahçe şampiyon olamadığı her yıl çalkantılar yaşanıyor, bir maçta alınan sportif sonuçlara göre acele ve kısa vadeli değerlendirmelerle kararlar alınıyor, sıkça kongreler yapılıyor, yönetimler değişiyor, sık başkan ve yönetici değişiklikleri nedeniyle yönetsel istikrar yakalanamıyor, paralı başkan ve yöneticilere bağımlı yaşanıyor, kulüp kasası başkanın cebi olarak görülüyor, kulübün gizli bilgileri sızarak medyaya yansıyor, durumlara göre alınan kararlar değişebiliyor, çelişkili kararlar alınabiliyor, geleceğe hiç yatırım yapılmıyor, tüm kaynaklar savurgan bir şekilde transferlere harcanıyordu.

Fakat son 10-15 yılda tesisleşme, şirketleşme, markalaşma, gelir yaratma, gelir artırma, bütçe artışı, yönetsel istikrar, kulüp yönetiminde oluşturulan sistem, uzun vadeli planlama, kurumsallaşma, camianın birlik olması gibi konularda sağlanan başarılar nedeniyle Fenerbahçe’nin kurumsal yapısının önemli ölçüde güçlendiği, kurumsal ve standart davranış kalıplarının geliştirildiği, üçüncü şahısların kulüple iletişimindeki kuralların belirginleştiği, dışa kapalı bir yönetim tarzı uygulanması nedeniyle bilgi sızmalarının büyük oranda engellendiği, kısa vadeli değerlendirmeler yerine daha uzun vadeli değerlendirmelere göre kararlar alındığı, elde edilen kaynakların yalnızca transferlere ayrılmadığı, önemli bir kısmının altyapı yatırımlarına ayrıldığı görülüyor.

Bu çok boyutlu gelişmeler, geçmiş dönemlerle kıyaslandığında açık bir kurumsal başarıya işaret ediyor. Kırılgan ve sportif başarılara endeksli kurumsal yapısını, bu bağımlılıktan kurtararak sağlam temellere oturtan Fenerbahçe bu sayede geleceğe daha güvenli bakabilir hale geldi.

Son yıllarda yaşanan ağır travmalara rağmen kulübün ayakta kalmasının birinci nedeni taraftarın büyük desteği iken, ikinci nedeni de Fenerbahçe’nin kurumsal yapısının gücüdür. Fenerbahçe’nin kurumsal yapısı güçlü olmasaydı yaşanan travmaların Fenerbahçe’ye uzun yıllar kaybettireceği ortadadır. Oysa Fenerbahçe, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen güçlenerek yoluna devam ediyor.

Bütün bu yapılanların etkisiyle son yıllarda sportif başarıların da önemli oranda arttığı ve istikrar kazanmaya başladığı görülüyor. Bu tespiti, futboldan, atletizme kadar faaliyet gösterilen tüm branşlar için yapmak mümkün.

2000’li yıllardan itibaren faaliyet gösterilen tüm branşlarda bir çok şampiyonluk elde edilmiş, hemen her yıl şampiyonluk yarışının içinde olunmuş, bir çok kupalar kazanılmış ve dereceler elde edilmiş, Avrupa kupalarında çeşitli başarılar elde edilmeye başlanılmış, son yıllarda çeşitli dallarda Avrupa Şampiyonlukları kazanılmış, Olimpiyatlar, Dünya ve Avrupa şampiyonalarına katılan Fenerbahçeli sporcular ülkemize çeşitli madalyalar kazandırmış ve dereceler elde etmişlerdir.

Bütün bu kazanılan sportif başarıların temel nedenin, Fenerbahçe’nin güçlenen kurumsal yapısı olduğunu ifade etmek gerekiyor. Kurumsal yapının güçlenmesi, sportif başarıların elde edilmesine uygun şartları ve ortamı hazırladı. Başlangıç dönemlerindeki çeşitli başarısızlıklara ve istikrarsızlıklara rağmen, güçlenen kurumsal yapı nedeniyle son yıllarda Fenerbahçe’nin hemen her branştaki ulusal ve uluslararası sportif başarıları arttı ve daha istikrarlı hale geldi. Bu süreç aynı şekilde sürdürülebildiği takdirde, gelecek dönemlerde sportif başarıların daha da artacağını öngörmek yanlış olmayacak. Artan sportif başarılar ise Fenerbahçe’nin kurumsal yapısı daha da güçlü hale getiriyor.

Spor kulüplerinin bütçeleri ve ekonomik büyüklükleri hızla büyüyor. Yarışın yeni bir düzleme taşındığı, kulüp yönetim kurallarının yeniden yazıldığı bu dönemde bu değişimi anlayamayan ve gerekli dönüşümü sağlayamayan kulüplerin başarılı olmaları giderek zorlaşıyor. Spor kulüplerinin yalnızca sportif odaklı bir anlayışla yönetilmesi yeterli olmaktan uzaklaştı. Artık kulüplerin kurumsal ve ekonomik açıdan günümüzün dinamiklerine uygun bir şekilde yönetilmeleri ve kurumsal yapılarını güçlendirmeleri gerekiyor.

Fenerbahçe’nin kurumsal yapısını daha da güçlendirecek adımlar atması ve projeler geliştirmesi, geleceğe daha güçlü yürümesine ve karşılaşacağı zorlukları daha kolay aşmasına imkan sağlayacağı gibi, özellikle uluslararası alanda daha büyük ve istikrarlı sportif başarılar elde etmesine neden olacaktır. Bu nedenle Fenerbahçe yönetimlerinin her dönemdeki ilk önceliği kurumsal yapıyı daha da güçlendirmek olmalıdır.

Gürdoğan Yurtsever

Türkiye İç Denetim Enstitüsü (TİDE)
Yönetim Kurulu Başkanı

www.fenerbahcekitap.com
www.icdenetim.net
admin@fenerbahcekitap.com

Fenerbahçe Dergisi’nin Mayıs 2014 sayısında yayımlanmıştır.

http://www.fenerbahce.org.tr/detay.asp?ContentID=39771