Futbolun Tarihi

Yazan admin On Eylül - 24 - 2011Yorumlar Kapalı


İnsanoğlunun top tekmeleme sevdası tarihi kayıtlara bakılırsa oldukça eskilere kadar gidebiliyor. Çin, Mısır, Afrika kabileleri, Eski Yunanistan, Sümerler, Orta Asya Türkleri, Meksika, Peru, Roma gibi çok çeşitli ülke ve uygarlıklarda top tekmelemeye, futbolun ilk örneklerine ilişkin çeşitli bilgiler günümüze kadar gelmiştir. Beş bin yıl önce Çinli hokkobazlar topa ayaklarıyla dans ettiriyorlardı ve daha sonra ilk oyunlar da yine Çin’de düzenlendi. Sahanın ortasında bir çit vardı ve iki taraftaki oyuncular ellerini kullanmaksızın topun yere değmesini engelliyorlardı. Bu gelenek, hanedandan hanedana aktarılarak sürdü. Eski zamanlarda Mısırlıların ve Japonların topu tekmeleyerek oyalandıkları bilinmektedir.

Top tekmeleme sevdasına Türklerin de kayıtsız kalmadığı görülüyor. Bir çok Türk tarih uzmanına göre ise, futbolun anavatanı yine “Orta Asya”. Orta Asya Türklerinin de kız ve erkeklerden kurulu karma takımlarla, topu, elle dokunmadan, sadece ayak ve kafa ile vurulup rakip kaleden içeri atmaya çalışarak bir oyun oynadıkları söylenmektedir. Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ü Lügat it-Türk’ünün birinci cildinde, Hıtay-ı Name ve Baybars Tarihi kitaplarında, eski Türklerin futbol oyununun çok benzeri olan “tepük” oyununu oynadıkları belirtiliyor. Yazılı bilgilere bakılırsa, tepüğün o günlerdeki kuralları günümüz futbol kurallarına büyük paralellik gösteriyor. Topa elle dokunmanın yasak olmasının yanı sıra oyun belirli bir alan içinde sınırlanıyor ve faullü hareketler tespit ediliyor. Timur Tarihi adlı kitapta da Türklerin tepük oynadığından bahsedilmektedir.

Modern futbolun ne zaman, nerede doğduğu hakkında da çeşitli iddialar ileri sürülür. milattan sonra Roma’da özellikle askerler arasında oynanan “Harpatsum”un bugünkü modern futbolun esasını teşkil ettiği ve Roma’lıların bu oyunu Elenlerin “Episkyres” adlı oyunlarından esinlenerek ortaya çıkardıkları söylenir. Ancak “Harpatsum”un eski Helence’de “el topu” anlamına geldiği ve bundan da bu oyunun hem elle, hem de ayakla oynanan bir oyun olabileceği düşünülür. İçi hava veya kuştüyü ile doldurulmuş toplarla oynanan bu oyunun sayı bakımından eşit iki takım orasında oynandığı; amacın bu topu, karşı takımın oyuncuları tarafından savunulan sahaya geçirilmesi olduğu biliniyor. Bu oyunda iki takımın da amacı, önce topu kapmak, sonra da el ve ayak vuruşlarıyla bunu rakip takımın savunduğu alana sokmaktır. Bu amaca ulaşabilmek için iki tarafın da en sert hareketlerden dahi kaçınmadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda “Harpatsum”un futboldan çok rugbi (ya da Amerikan Futbolu) ile bir benzerliği olabileceği düşünülür. Ortaçağ’da Romalı askerler ve Fransızlar tarafından oynanan “Le Soule”ün de futbolla büyük benzerlikler taşıdığı bilinir. Bu oyun Romalı askerler tarafından Galya’ya götürülmüş ve oradan yayılmıştır. Bu oyunda her türlü sertliğe müsaade olunduğu, oyun alanının bazen kilometrelerce uzağa dikilmiş kazıklarla sınırlandırıldığı anlaşılıyor. Ve “La Soule”ün zaman zaman Fransa’da yasaklandığı da bilinmektedir. Futbolun İngiltere’de ortaya çıkışı da ayrı bir tartışma konusudur. Fransızlar, bu oyunun Normanlar tarafından İngiltere’ye götürülen “LaSoule”den türetildiği görüşündedirler. İtalyanlar ise İtalya’dan gitmiş olduğunu ileri sürerler. Kaynağı nerede olursa olsun; İngiltere’de 12.yüzyıldan beri futbolun oynanmakta olduğu gerçektir. Halk da soylular da bu oyunu pek sevmişler ve bunun doğal sonucu olarak futbol İngiltere adalarında çok hızlı bir yayılma göstermiştir.

Bir topun peşinde koşuşturan insanlar hakkında İngiltere’deki ilk resmi kayıt 1170 yılına kadar gitmektedir. 14. Yüzyılın başında İskoçya’yı fethetmeye çalışan II. Edward İngiliz gençlerinin topun peşinden koşmaya gösterdiği ilginin orduya kayıt olmaya olumsuz olarak etki yapacağını düşünerek 1314’de ülkede ilk kez olarak bu oyunun oynanmasını yasaklamış, daha sonra da bu yasaklar çeşitli krallar döneminde devam etmiştir. Uzun yıllar yoğun yasak ve cezalara rağmen kuralları ve standartları olmadan, amaçsızca topun peşinde koşan kitlelerin aktivitesi olan futbol, o dönemde sık kullanılan diğer bir ismiyle “Mob Football” (Ayaktakımı Futbolu), 19. Yüzyılın 2. yarısından itibaren … önde gelen İngiliz okullarının takımlar kurarak organize bir şekilde birbirlerine karşı oynama isteklerinin ortaya çıkışıyla birlikte, evrim geçirerek kuralları tanımlanan bir oyun seti haline bürünmeye başladı. Her okulun kendine has olarak oluşturmuş olduğu kurallar, birleştirici bir kodun mevcut olmaması nedeniyle, takımlar arasındaki maçlarda rekabete izin vermeyen bir kaos ortamına sebebiyet verdiğinde, futbol takımı olan okulların temsilcileri Cambridge Üniversitesi’nde 1848’de bir araya gelerek adına “Cambrigde Kuralları” denilen futbolun ilk kural seti üzerinde anlaşmaya vardılar. Artık oyuncular topa sadece ayaklarıyla vurabilecekler, sadece kaleciler topu elle tutabilecek ve aynı takımdan olan oyuncular aynı renkde formalar giyeceklerdi.

Bugün bildiğimiz ve anladığımız anlamıyla futbol oyununun doğum vakti, 1863 yılıdır. O yıl İngiltere’de, oyuna bugün hala büyük ölçüde geçerli olan kurallarını kazandıran ve “Association Footbol”un (soccer) “sert” top kavgası oyunundan (rugby) ayrılmasını kararlaştıran Footbal Association (Futbol Birliği/Federasyonu) kurulmuştur. 19. yüzyıl boyunca bir çok Avrupa ülkesinde futbol kulüpleri ve ülke futbol birlikleri ortaya çıkmıştır. 1904 yılında Paris’te Dünya Futbol Birliği (FİFA) ve 1954’de Avrupa Futbol Birliği “UEFA” kurulmuştur.

Futbola benzer veya futbol-öncesi oyunların birçok ülkede ve kültürde daha “vahşi” ve denetimsiz-kuralsız çerçevede mevcut olduğu bilinmektedir. Bugün oynanan ve seyredilen futbolun, İngiltere’de oynanan futbolumsu oyunun düzenli-kurallı hale gelmesiyle oluştuğuna ise hiçbir “milli tarih” itiraz etmemektedir. Gerçek menşei neresi olursa olsun, ayakla oynanan top oyununun İngiltere’de “Futbol” haline dönüştüğü ve oradan dünyanın dört bir yanına yayıldığı gerçeğin ta kendisidir. Ve dünyanın bir çok yerine de bu cazip oyunu götürenler yine İngilizler olmuşlardır. Mucidi oldukları modern futbolun tarihi kendi futbol tarihleri ile birlikte anılan İngilizler, yüzyıllardır oynadıkları bu güzel oyunu, toplumlarının gelişimi üzerinde önemli bir etkisi bulunan 19. Yüzyılın 2. yarısından itibaren ulusal sporları olarak sistematik bir şekilde aşama aşama geliştirerek, dünyaya ihraç ettikleri büyük bir sektör haline getirmişlerdir.

20/09/2011
Gürdoğan Yurtsever

Kaynakça:
1) Tuğrul Akşar-Kutlu Merih, Futbol Ekonomisi, Literatür Yayınları, Birinci Basım, İstanbul 2006, s.23, 24,
2) Eduardo Galeano, Gölgede ve Güneşte Futbol, Can Yayınları, 2.Basım, 2006, İstanbul, s.41
3) Türk Futbol Tarihi 1904-1991, Cilt 1, Haziran 1992, Türkiye Futbol Federasyonu Yayınları’ndan, Futbolun Tarihçesi, www.turkfutbolu.net
4) Mete İkiz, Futbolun tarihi, http://www.referansgazetesi.com, 29/12/2007
5) Futbol ve Kültürü, Derleyenler: Roman Horak, Wolfgang Reiter, Tanıl Bora, İletişim Yayınları, 4.Baskı, 2004, İstanbul, s.28