Süleyman Seba’nın spor yönetimine getirdikleri

Yazan admin On Mayıs - 7 - 2017

Beşiktaş Kulübü’nde 1984-2000 yılları arasında başkanlık yapmış olan Süleyman Seba, 13 Ağustos 2014 tarihinde vefat etti. Dürüst, mütevazi, hoşgörülü, alçakgönüllü, sağduyulu, karşısındakine saygı duyan, eleştiriye açık, ilkeli ve çalışkan bir kişi olarak bilinen Süleyman Seba, bu özellikleri nedeniyle rakipleri tarafından bile sevilmeyi başarmış ender ve örnek kişilerden birisiydi. Sportif rekabeti, dostluk, etik değerler ve saygı temeline oturtan Süleyman Seba’nın vefatı ile sporumuzda yeri doldurulamaz nitelikte bir boşluk oluştuğunu ifade etmek yanlış olmayacak.

Bununla birlikte kendisini yalnızca insani özellikleriyle değerlendirmenin eksik bir yaklaşım olacağını ifade etmek gerekiyor. Sporun ve özellikle de futbolun gelir kaynaklarının artmaya başladığı, televizyon yayın gelirleri ve sponsorluk gelirleri başta olmak üzere yeni gelir kaynaklarının oluştuğu ve giderek daha fazla endüstri haline gelmeye başladığı bir dönemde başkanlık yapan Süleyman Seba, değişimin dinamiklerini ilk yakalayan ve bunun gerekliliklerini yerine getiren kişilerin başında geliyordu. Bu sayede spor yönetimi açısından dönemine göre ileri nitelikte yeniliklere imza atmıştı.

Tesisleşmenin önemini ilk kavrayan kişilerdendi

Süleyman Seba’nın spor yönetimimize getirdiği en önemli yeniliklerden birisinin tesisleşme yaklaşımı olduğunu belirtmek gerekiyor. Kulübün zengin kişilere bağımlı olmadan ayakta kalmasının ekonomik olarak güçlü olmaktan ve bunun da öncelikle tesisleşmeden geçtiğini gören Süleyman Seba’nın başkanlığı döneminde Fulya Stadı ve Kamp Tesisleri, Akaretler’de BJK Plaza, Yeşilköy, Pendik ve Çilekli tesisleri ile BJK Koleji yapıldı. Beşiktaş’ın şu anda kamp tesislerinin bulunduğu Ümraniye’deki arazi kulübe kazandırıldı. Ayrıca yine kendisinin girişimleriyle İnönü Stadı 1998’de 49 yıllığına kulübe devredildi.

1980’lerin başında maddi yönden büyük sıkıntılar yaşayan Beşiktaş onun döneminde tesis zengini bir kulüp haline geldi. Bu tesisler kulübü ekonomik olarak daha güçlü hale getirirken, düzenli gelir kaynaklarına da kavuşturdu. Beşiktaş gazetelerin spor sayfalarından ekonomi sayfalarına taşındı ve özellikle plazalardan elde ettiği kira gelirleri haberleriyle anılmaya başladı. Diğer büyük kulüplerin henüz tesisleşmenin ve ekonominin önemini kavrayamadığı bu dönemlerde Beşiktaş yaptığı bu atılımın da katkısıyla daha istikrarlı sportif başarılar elde etti.

Altyapının ve istikrarın önemini kanıtladı

Süleyman Seba’nın Türk spor yönetimine getirdiği en önemli yeniliklerden birisi de altyapının ve istikrarın önemini uygulamalı olarak ortaya koymasıdır. Kendisinin başkanlığı döneminde Beşiktaş’ın altyapısından bir çok geç futbolcu A takıma çıktı, bir çok genç futbolcuyu Türk futboluna kazandırdı. Böylece hemen yer yıl ya şampiyon olan ya da şampiyonluğa oynayan bir takım ortaya çıkardı. Beşiktaş ilk defa onun döneminde üç kez üst üste şampiyon olmayı başardı. Bu şekilde gereksiz transferlere gereksiz paralar harcamadı ve kulübü ekonomik olarak daha fazla güçlü ve ayakları yere sağlam basar hale getirdi. Beşiktaşın altyapı yaklaşımı diğer kulüpler için örnek gösterilen bir seviyeye ulaştı.

Bunun yanı sıra Süleyman Seba, istikrarın da sportif başarıların temeli olduğunu gösterdi. Teknik direktörlerle uzun yıllar çalışmayı başardı, bir çok futbolcu transfer etmek yerine takımın iskeletini koruyarak yalnızca bir kaç transferle takviye etme politikasını uyguladı. Bu da takımdaki uyumu güçlendirdi ve sportif başarıların istikrarlı hale dönüşmesine katkı sağladı. Kendisinin 16 yıl gibi uzun bir süre başkanlık yapmasının ve kulüpte istikrarlı bir yönetim yapısının oluşmasının da bu sonuçlarda etkili olduğunu belirtmek gerekiyor.

Kıymeti yeteri kadar anlaşılamadı

Süleyman Seba yaptıklarıyla Beşiktaş’ı hem maddi anlamda hem de sportif anlamda önemli bir yere taşıdı. Halen kendisinin yaptığı tesislerin dışında yeni bir tesis yapılmadığı, hatta o dönemde yapılan bazı tesislerin satıldığı ve yıkılarak konut projelerine dönüştürüldüğü, stadyumun yenilenmesi konusunda ise yeni adım atılabildiği görülüyor.

Süleyman Seba’nın yaptıklarını daha ileriye taşımak ve daha güçlü bir kulüp haline gelmek imkanı varken, bunun kıymetinin bilinmeyerek tersinin tercih edildiğini, gazete sayfalarında Beşiktaş’ın daha fazla yer bulması için popüler transferler yapılması talepleriyle küstürüldüğünü, tesisleşme yaklaşımının terk edildiğini, altyapı ve istikrar kavramlarına yeteri kadar değer verilmeyerek milyonlarca dolarlık gereksiz transferlerle hem kulübün büyük bir borç yüküne girdiğini, hem de takım uyumunun bozularak sportif açıdan istikrarsızlığa sürüklendiğini ifade etmek yanlış olmayacak.

Süleyman Seba’nın açtığı yoldan Aziz Yıldırım devam etti

Spor ve futbol alanındaki endüstriyelleşmenin yeni başladığı dönemlerde kulübün ekonomik olarak güçlü olmasının önemini ilk fark eden ve bunun gerektirdiği tesisleşme, düzenli gelir kaynakları oluşturma gibi atılımlarla dönemine göre ileri uygulamalara yer veren Süleyman Seba’nın açtığı yoldan giden kişi ise Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım oldu.

Aziz Yıldırım, Türk spor tarihinin bugüne kadarki en büyük tesisleşme hamlesi ile stadyumu yeniledi, bir çok yeni tesis yaptı, eski tesislerin tümünü yeniledi ve Fenerbahçe’yi tesis fakiri bir kulüp konumundan tesis zengini bir kulüp haline getirdi. Bunun yanı sıra ürün satışları için Fenerium başta olmak üzere farklı alanlarda hizmet sunan şirketler kurdu, yeni gelir kaynakları oluşturdu, yayın, reklam ve sponsorluk gelirlerinde önemli artışlar sağlayacak çalışmalar gerçekleştirdi. Böylece Fenerbahçe’nin gelirleri ve bütçesi büyüdü. Bu hamle yeni projelerle devam ediyor.

Aynı şekilde Süleyman Seba’nın kulüp yönetiminde ve takımlarda istikrarın önemini gösteren uygulamalarını Fenerbahçe güçlü bir şekilde uygulayarak istikrarsızlıktan kurtuldu, yönetsel ve sportif istikrara kavuştu. Başkan ve yönetimin sık değişmemesi Fenerbahçe’yi uzun vadeli planlamalar ile yönetme imkanı sağladı. Sportif açıdan futbolda bir çok şampiyonluk kazanıldı, hemen her yıl son ana kadar şampiyonluk yarışının içinde olundu, Avrupa’da tarihin en başarılı sonuçları elde edildi, diğer branşlarda hem ulusal, hem de uluslararası alanda büyük başarılar elde edildi.

Tüm kulüplerin Süleyman Seba’nın başlattığı ve Aziz Yıldırım’ın daha güçlü bir şekilde devam ettirdiği çağdaş spor yönetimi yaklaşımlarına sarılmaları ve kulüplerini ileriye götürecek bu uygulamalarda ısrar etmeleri gerekiyor.

Gürdoğan Yurtsever

Tekstil Bankası A.Ş.

 İç Kontrol, Uyum ve Mevzuat Başkanı/

Türkiye İç Denetim Enstitüsü (TİDE)

Yönetim Kurulu Başkanı

www.fenerbahcekitap.com

www.icdenetim.net

admin@fenerbahcekitap.com

Comments are closed.