Spor kulüplerimiz borç sarmalından nasıl kurtulabilir?

Spor kulüplerimiz uzun süredir yüksek borçlarıyla gündemde. Maalesef kulüplerin borçlarının bir sarmal halinde her geçen gün arttığı ve daha da kötüsü artık bu durumun kanıksandığı görülüyor. Bir çok kulüp bu nedenle Avrupa kupalarına katılamama, transfer yasağı gibi çeşitli yaptırımlarla ve kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı. Mali disiplini sağlamaya yönelik bazı çabalara rağmen bir çok kulübün halen risk altında olduğu belirtiliyor.

Ülkemiz maalesef Avrupa’nın en büyük 10 ligi içinde borçları toplam varlıklarından fazla olan tek ülke konumunda. Kulüplerimizin bütün varlıklarını satsalar dahi toplam borçlarının ancak %55’ini ödeyebilecek konumda olduğu belirtiliyor. Üstelik UEFA’nın finansal fair play düzenlemeleri nedeniyle Avrupa kulüplerinin borçları ve zararları büyük oranda düşerken ülkemiz kulüplerinde bunun tersi yaşanıyor, borçlar ve zararlar artıyor.

Durumun gerçekten de vahim bir noktaya ulaştığı ortada. Kulüplerin borçlarının sürdürülebilir seviyenin çok üzerine çıktığını ve geleceklerini tehdit eder bir hale geldiğini ifade etmek yanlış olmayacak. Spor kulüplerinin içinde bulunduğu bu borç sarmalının önüne geçilemezse yakın gelecekte bir çok kulüp faaliyetlerini sürdürememe ve kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Kulüplerimizin bir çoğu bütçelerinin neredeyse tamamını maaş ödemesi ve transfere harcıyor. Özellikle yayın gelirlerindeki büyük artışlara ve artan gelirlere rağmen borçların ve zararların bu kadar hızla artmasının üzerinde önemle durulması gerekiyor.

Borç sarmalının nedenleri

Kulüplerimizi bu noktaya sürükleyen bir çok nedenden bahsetmek mümkün. Kulüp yönetimindeki istikrarsızlıklar, yönetimlerin kısa dönemli görev yapması ve sık değişmesi, kulüp yönetim sistemindeki zayıflık ve yetersizlikler, gelir-gider dengesinin yeterince gözetilmemesi, kazanılan gelirlerin geri dönüşü olmayacak alanlara harcanması, kurumsal ve sportif altyapıya değer verilmemesi ve yatırım yapılmaması, altyapı yerine genellikle transfer yaparak günü kurtarma yaklaşımının tercih edilmesi, ölçüsüz ve çok yüksek maliyetli transferler yapılması, sporculara değer kazandıran bir sistemin oluşturulamaması nedeniyle yüksek bedelle transfer edilen sporcuların çok daha düşük bedellerle elden çıkarılmak zorunda kalınması, teknik ekiplerde ve sporcularda istikrarın sağlanamayarak her yıl bir çok gereksiz transfer yapılması gibi hususlar bu sonuca doğrudan veya dolaylı etkide bulunuyor.

Bunun yanı sıra ülkemizin sportif yönetim ve denetim sistemindeki eksiklik ve aksaklıkların da bu sonucun oluşmasına zemin oluşturduğunu ifade etmek yanlış olmayacak. Spor alanındaki yasal altyapının yetersiz ve dağınık olması, bu nedenle kulüplerdeki bu yanlışlıkları önleyecek yönetsel ve denetsel mekanizmaların yeterince oluşturulmaması, mevcut mekanizmaların da adil, doğru ve zamanında uygulanmaması, kulüplere ve kişilere göre değişen kararların alınabilmesi gibi hususları bu açıdan ifade etmek mümkün görünüyor.

Borçlar nasıl azaltılabilir?

Bu büyük sorunun çözülmesi için öncelikle çağın gerekliliklerine uygun, spor ve futboldaki endüstrileşme dinamiklerini yakalayabilecek bir yasal zeminin artık daha fazla zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi gerekiyor. Bunu yaparken uluslararası alandaki başarılı uygulamaların ve standartların yanı sıra ülkemizde sporla ilgili tüm tarafların görüşlerinin alınması büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra ilgili kamu kurumları ve federasyonlar tarafından kuralların adaletli ve hakkaniyetli uygulanması da çok önemli. Yasal altyapının geliştirilmesi ve uygulanması sürecinde bunların da göz önünde bulundurulması, rekabeti teşvik edici, gelir-gider dengesini gözeten, daha adaletli, etkili ve hızlı uygulamalar geliştirilmesi gerekiyor.

Bunun yanı sıra kazanılan büyük gelirlerin daha verimli yönetilmesine yönelik kulüplerimizde yeterli ve etkili mekanizmalar oluşturulması veya mevcut mekanizmaların geliştirilmesi de büyük önem taşıyor. Kaynakların verimli kullanılması, giderlerin etkili yönetimi, borçların azaltılması ve zararların önlenmesi için kulüplerimizin kurumsallaşmaları, daha şeffaf hale gelmeleri, çağdaş yönetim esaslarına göre yönetilmeleri, riskleri yönetmelerine imkan sağlayacak kontrol ve denetim mekanizmalarına sahip olmaları gerekiyor.

Kulüplerin mevcut gelirlerini artıracak veya yeni gelirler ortaya çıkaracak projeler geliştirmeleri de çok önemli. Günümüzün gelişen teknolojik imkanları bu açıdan kulüplere büyük fırsatlar sunuyor. Kulüplerin borçlarını düşürebilecek ve gelirlerini büyük oranda artırabilecek en önemli konulardan birisi de transfer gelirleri elde edilmesidir. Bunun da iki yolu vardır. Ya düşük maliyetli ve genç yaşta transferler yaparak zaman içinde bu sporcu veya futbolculara değer kazandırıp daha yüksek bedellere satmak, ya da sportif altyapılarda genç sporcuları erken keşfedip, onları eğitip A takımlara yükseltmek ve bir süre sonra da yüksek bedeller ile başka takımlara satarak transfer gelirleri elde etmektir.

Bunun için kulüplerde sportif altyapıların oluşturulması, var olanların yeniden organize edilerek geliştirilmesi ve daha da önemlisi işler hale getirilmesi büyük önem taşıyor. Fakat, sportif altyapı uzun süreli bir bakış açısı gerektirdiği için ülkemizde uzun yıllardır maalesef bu alanda bir gelişme sağlanamıyor. Gelinen bu noktada artık kulüplerimizin bu konuya önem ve değer vermesi, yatırım yapması ve gelişim sağlaması en kritik konulardan birisi olarak karşımızda duruyor. Geçmişe göre kulüplerimiz daha iyi stat ve tesislere sahip. Bu konuda işler bir yapı kurulması beklenen ve özlenen başarıyı da beraberinde getirecektir.

Bütün bunlar yapılabildiği takdirde kulüplerimiz kaynaklarını daha verimli yönetebilecek, gelirlerini artırabilecek, yeni gelirlere sahip olabilecek, borçlarını azaltabilecek, zarar etmekten kurtulabilecek, böylece bugünkü kötü tablo tersine çevrilerek kulüplerimizin ve ligimizin değeri yükselebilecek, kulüplerimiz güçlenen kurumsal yapılarıyla geleceğe daha sağlam ve sağlıklı bir şekilde yürüyebilecektir.

Gürdoğan Yurtsever

www.fenerbahcekitap.com

www.icdenetim.net

admin@fenerbahcekitap.com

 

Fenerbahçe Dergisi 2017 Nisan sayısında yayımlanmıştır.}