Futbol artık yalnızca sahada oynanmıyor

Dünyanın en popüler spor dalı olan futbol, kitleleri peşinden sürüklemeye devam ediyor. Binlerce kişi statlarda, milyonlarca kişi de ekranları başında bu heyecana ortak oluyor. Dünya kupası, Avrupa, Amerika ve diğer kıtalardaki futbol şampiyonaları ile ülke liglerindeki maçlar büyük bir ilgiyle izleniyor. Dünyada 1980’lerden beri giderek artan küreselleşme sürecinden futbol da kendine düşen payı aldı. Özellikle özel televizyonculuğun gelişmesi sonucunda artan yayın gelirleri, zaman içinde artan reklam, sponsorluk gelirleri, bu dönemlerde başlayan ve önemi gittikçe artan ürün satışları, yapılan yeni statlar sayesinde artan bilet gelirleri ile futbol büyük bir endüstri haline dönüştü. Bu nedenle futbol, yalnızca kulüpler, yöneticiler, futbolcular, seyirciler gibi temel aktörleri ilgilendiren bir aktivite olmaktan çıktı. Başta medya olmak üzere, eğlence, eğitim, ulaşım, turizm, spor malzemeleri, bahis gibi sektör ve alt sektörleri doğrudan veya dolaylı olarak ilgilendiren bir niteliğe büründü. Dünya üzerinde futbol ekonomisi yan sektörleriyle birlikte yıllık yaklaşık 150 milyar dolar gelir yaratıyor. Yalnızca futbol kulüplerinin gelirlerinin 30 milyar dolar civarında olduğu ifade ediliyor.

Spor kulüpleri ekonomik organizasyonlara dönüşüyor

Böylece spor ve futbol kulüpleri artık sportif organizasyonlardan, ekonomik organizasyonlar haline dönüşmeye başladı. Kulüplerde ticari işletmelerin yönetim esasları günden güne daha fazla uygulanır hale geldi. Bir çok kulüp ticari gelirler elde etmek amacıyla çeşitli alanlarda faaliyet gösteren şirketler kurmaya yöneldi. Bu durum kulüplerin karşı karşıya kaldığı riskleri artırdı ve kulüpleri daha zor yönetilebilir hale dönüştürdü. Elde edilen gelirleri yönetecek yeterli kurumsal yönetim mekanizmalarının olmaması nedeniyle kulüplerin borçları ve zararları büyüdü. Bu da kulüplerin sürdürülebilirliklerini giderek daha fazla tehdit eder hale geldi. Futbolun ekonomisinin hızla büyüdüğü, yönetim kurallarının yeniden yazıldığı, rekabetin yeni bir düzleme taşındığı ve ekomomik gücün belirleyici olduğu bu gelişime ayak uyduramayan ve gerekli dönüşümü sağlayamayan kulüpler rekabette geride kalıyorlar. Ekonominin bu kadar önemli hale gelmesinin, futbolun naif yanını ve eski  güzelliğini ortadan kaldırdığını ifade edenler de var ve hiçte haksız değiller. Fakat günümüz futbolunun rekabet şartlarının bir parçası olunmak isteniyorsa, futbolun yeni normali olan bu gerçeğin iyi analiz edilmesi ve uyum sağlanması da bir zorunluluk olarak karşımızda duruyor.

Kulüplerin ekonomik ve kurumsal olarak güçlü olması gerekiyor

Bu bağlamda günümüz şartlarında futbol artık yalnızca sahada oynanmıyor. Sportif başarıları istikrarlı ve sürdürülebilir hale getirmenin yolu ekonomik ve kurumsal olarak güçlü olmaktan geçiyor. Bunun için sportif olarak iyi yönetilen bir kulüp olmanın yanı sıra kurumsal olarak da etkili bir yönetim yapısının oluşturulması  gerekiyor. Kurumsal yapının güçlü olması sportif başarıların istikrarlı hale gelmesine de katkı sağlıyor. Mali imkanları yeterli olmayan bir kulüp borçlanarak yaptığı transferlerle geçici sportif başarılar elde edebiliyor. Fakat bunu istikrarlı bir şekilde sürdürebilmesi mümkün olamıyor. Bu konuda dünyadan ve ülkemizden bir çok örnek vermek mümkün. Spor kulüplerinin artan risklerden korunmaları, kurumsal yapılarını güçlendirmeleri, varlıklarını gelecek nesillere güçlü bir şekilde taşıyarak sürdürülebilir olmaları ve daha istikrarlı sportif başarılar kazanmaları için kurumsalaşmaları gerekiyor. Bunun için de kulüplerin uzun vadeli stratejiler ve planlamalar ile yönetilmesi, kurumsal ve sportif altyapılarının etkili, şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde oluşturulması önem taşıyor.

Uluslararası ve ulusal federasyonlar da kurumsallaşmalı

Futbolda artan gelirler nedeniyle FIFA, UEFA ve diğer kıta organizasyonları ile ülke futbol federasyonlarının gelirleri ve bütçelerinin de büyük boyutlara ulaştığı, fakat bu kurumların kurumsal yapılarının büyüyen gelirlerle paralel düzeyde geliştirilemediği görülüyor. FIFA’nın başkanı ve yöneticileri hakkında son dönemde çıkan ve dünya futbol şampiyonalarının rüşvet ile belirlendiği yönündeki iddialar nedeniyle açılan soruşturma ve sonrasında FIFA başkanının istifa edeceğini açıklaması halen dünya gündemini işgal ediyor. Bunun yanı sıra spor kulüplerinin artan risklerinin etkili bir şekilde yönetilebilmesi için futbolun düzenleyici örgütleri ve ülkeler tarafından yeterli düzenlemeler yapılmadığını ifade etmek yanlış olmayacak. UEFA finansal fair play kuralları ile Avrupa’daki kulüplerin finansal yapılarını düzeltmeyi amaçlayan çalışmalar yürütülmekle birlikte, bu kuralların daha çok mali nitelikte olduğu, kulüplerin kurumsallaşmaları, kontrol ve denetim sistemlerini güçlendirmeye yönelik yeterli içeriğe sahip olmadığı görülüyor. Bu nedenle başta FIFA ve UEFA olmak üzere, ulusal federasyonlar ve kulüplerde mevcut riskleri yönetecek kurumsal yönetim, kontrol ve denetim mekanizmalarının oluşturulması gerekiyor. Bunun için de yalnızca sahadaki skorlar ve sportif performanslara odaklanılmaması, spor ve futbol ekonomisinin ulaştığı noktanın ve geleceğinin doğru bir şekilde analiz edilmesi, spor ekonomisinin ihtiyaçlarına cevap veren çağdaş düzenlemelerin yapılması ve denetim mekanizmalarının oluşturulması gerekiyor. Bunun yanı sıra kulüplerin uzun vadeli planlamalar ile yönetilmesi, yeni tesisler yapılması, kurumsal ve sportif altyapının oluşturulması, taraftarı daha fazla memnun edecek ürün ve hizmetler geliştirilmesi, sporculara daha iyi çalışma şartları sağlanması, yeni gelir kaynakları üretilmesi ve mevcut gelirleri artıracak projeler geliştirilmesi önem taşıyor.

Gürdoğan Yurtsever

Türkiye İç Denetim Enstitüsü (TİDE) Yönetim Kurulu Başkanı www.fenerbahcekitap.com
www.icdenetim.net

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.