Başarı için sabır ve zaman gerekiyor

Yazan admin On Mayıs - 8 - 2017

Ülkemiz insanının genetik özelliklerinden birisinin de “sabırsızlık” olduğu sıkça dile getirilir. Gerçekten de hemen her alanda bunu doğrulayan bir çok örnekle karşılaşmak mümkün. Oysa, sabrın başarı, sabırsızlığın ise başarısızlık ile yakın ilişkisi vardır. Hemen hiç bir alanda istikrarlı ve kalıcı başarıları sabretmeden elde etmek mümkün olamıyor.

Özellikle takım sporlarında bu konu çok daha anlamlı ve önemli hale geliyor. Farklı kişilerden oluşan bir takımın birbirini tanıması ve uyumlu bir şekilde birlikte hareket etmeyi öğrenerek “takım olabilmesi” için gerekli yatırım ve doğru uygulamaların yanı sıra “sabırla” süslenmiş “zamana” ihtiyaç vardır. Bu süreçte karşılaşabilecek sportif başarısızlıkların doğru bir şekilde analiz edilmesi, sabırsızlıkla kararlar alınmaması ve zaman tanınması önem taşıyor. Gerekli sabrın gösterilmemesi kulüpleri yanlış kararlara sürükleyebiliyor. Bu da maddi ve manevi açılardan önemli zararlara neden olabiliyor.

Ülkemiz ortalamasına en yakın kulüp olan Fenerbahçe de tarihinin büyük bölümünde “sabırsız” bir camia olarak bilinmiştir. Bu da uzun yıllar boyunca günlük ve kısa vadeli başarı hedefinin, uzun vadeli başarı hedefinin önüne geçmesine neden olmuştur. Bu nedenle özellikle şampiyonluğun kazanılamadığı zamanlarda teknik direktörler değiştirilmiş, onlarca futbolcu gönderilip yerine yenileri transfer edilmiştir. Hatta alınan bir kaç maç kötü sonuç dahi genellikle “neşter operasyonları” ile sonuçlanmış, yapılan en küçük hatalarda futbolcular dışlanmıştır.

Futbolcular ve özellikle de teknik direktörler yapılan maçların bir çoğuna “son şansları” olduğunu bilerek çıkmak durumunda kalmışlardır. “Kredileri” ya dolmuş ya da dolmak üzere olmuştur. Kendilerinden hemen başarı beklemiş, doğal olarak bunun genellikle yapılamaması nedeniyle de kısa sürede görevlerine son verilmiştir. Onların yerine “başarıyı hızlısından sağlayabilecek” yeni teknik direktörler göreve getirilmiş ve futbolcular transfer edilmiştir. Fakat onlar da genellikle aynı nedenlerle aynı akıbete uğramışlar ve bu hikaye defalarca tekrarlanmıştır.

Ayrıca, sportif beklentilerin karşılanamadığı zamanlarda ortaya çıkan büyük baskılar bazen başkan ve yönetimlerin de görevden ayrılmalarına neden olmuştur. “Sabırsızlık”, geçmiş dönemlerde Fenerbahçe’yi “kısa vadeli değerlendirmelere” ve “acele kararlara” yönlendirmiş, genellikle her şeyi yıkmak ve yeniden kurmak seçeneği tercih edilmiş, bunlar da yönetsel ve sportif açıdan “istikrarsızlıklara” neden olmuştur.

“Fenerbahçe hep başarılı olmak zorundadır”, “şampiyon olmak zorundadır”, “başarısızlığı kabullenemez”, “başarısızlığa tahammülü yoktur” gibi ifadeler bu gelişmelerin arka planındaki temel motifler olarak kullanılmıştır. “Fenerbahçe gibi köklü tarihi ve geniş bir taraftar desteği olan kulüplerde sportif başarıların sürekli olması gerektiğini, şampiyon olunamadığında teknik direktör ve futbolcuların gönderilmesinin doğru ve doğal olduğunu” ifade eden görüşlerle sıkça karşılaşıyor.

Bununla birlikte spor kulüpleri için sportif başarılar kadar zaman zaman başarısızlıkları da doğal karşılamak gerekiyor. Üstelik başarı ve başarısızlık “görece” kavramlardır. Şampiyonluk gibi konulan bir hedefi gerçekleştirince “başarılı”, gerçekleştiremeyince “başarısız” olarak değerlendirmek her zaman doğru olmayabiliyor.

Yapılan bir yatırım sonrasında takım çok iyi performans göstermesine, her geçen gün daha fazla kaynaşmasına ve gelecek adına olumlu mesajlar vermesine rağmen, ilk yıl şampiyon olamadı gerekçesiyle “başarısız” olarak değerlendirmek, yapılacak küçük bazı ilaveler ile belki yıllarca şampiyon olabilecek bir kadroyu bu nedenle dağıtmak ve yeni bir takım kurmak gelecek yılların da kaybedilmesine neden olabiliyor.

Özellikle sporcu altyapısında başarı elde etmenin yolu; gerekli yatırımların yapılması, iyi bir tarama ve eğitim sisteminin kurulmasının yanı sıra, sistemin çalışmasına zaman tanınması ve beklenen sonuçların elde edilmesi için sabır gösterilmesinden geçiyor. Sabırsızlık ile sağlıklı bir altyapının oluşturulması ve işletilmesi mümkün değildir.

Bununla birlikte özellikle son 10-15 yılda Fenerbahçe’de bu alanda bir çok olumlu gelişme yaşandığı görülüyor. Öncelikle Fenerbahçe yönetimlerinin geçici sportif başarısızlıklarda günlük kararlar yerine daha uzun vadeli değerlendirmelerle  kararlar aldığı, bu sayede geçmişe göre teknik direktörlerin çalışma sürelerinin önemli oranda arttığı, sezon ortasında teknik direktörlerin görevine son vermelerin artık yaşanmadığını ifade etmek gerekiyor.

Bunun yanı sıra sporcuların yaptıkları hatalarda kolay bir şekilde dışlanmadığı, aksine güçlü bir şekilde destek gördüğü, bu sayede geçmiş dönemlere göre sporcu ve futbolcuların Fenerbahçe’de görev yapma sürelerinin önemli oranda arttığı, bir transfer döneminde yalnızca gerekli ve az sayıda transfer yapılmasına özen gösterildiği, geçmişte sıkça görülen çok sayıda transfer yapma yaklaşımının terk edildiği, sporcu altyapısına daha fazla yatırım yapıldığı ve sabırla desteklendiği görülüyor.

Ayrıca, Fenerbahçe taraftarının genel olarak geçici sportif başarısızlıklardan etkilenmeyen sabır, sağduyu, tahammül ve olgunluğa eriştiği, sonuçların yanı sıra mücadeleye de büyük önem verdiği, kısa vadeli değerlendirmeler yerine daha uzun vadeli değerlendirmelerle bakmaya başladığı ve sportif başarıların yanı sıra kurumsal başarıları da dikkate aldığı ifade edilebilir.

Fenerbahçe’nin son yıllarda artan ve istikrarlı hale gelen sportif başarılarının önemli nedenlerinden birisini de bu değişimde aramak gerekiyor. Fenerbahçe yönetimi ve taraftarlarının bu uygulamaları daha da ileri düzeye taşıması, takımlara ve altyapıya daha fazla sabır göstermesi ve zaman tanıması daha büyük ve istikrarlı sportif başarıların da anahtarı olacaktır.

Gürdoğan Yurtsever

Tekstil Bankası A.Ş.

 İç Kontrol, Uyum ve Mevzuat Başkanı/

Türkiye İç Denetim Enstitüsü (TİDE)

Yönetim Kurulu Başkanı

www.fenerbahcekitap.com

www.icdenetim.net

admin@fenerbahcekitap.com

 

Comments are closed.